Ay Isigi
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Gölgeler Kitabı Parapsikoloji Ansiklopedisi
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 110
1  Evrensel Enerjiler ve Farkındalık / Farkındalık / Kıyamet : 31 Ocak 2018, 18:56:33
https://www.youtube.com/watch?v=6AefsVLQuHQ
2  Parapsikoloji & Spiritüalizm / Rüyalarınız / yorumlayabilir misiniz? : 31 Ocak 2018, 00:08:11
Alıntı
1- akvaryumdaki yeşil mor renkli balık ölecekti ona hayat verdim canlandı
2-annem beni havuza itiyor sonra kendi atlıyor havuzun dibinde saldırmaya hazır akbaba var bişi yapmadı gökten ise bir kartal uctu ve ölerek yere düştü
3-Siyah deniz üzerinde kar yagıyor ince ince ben ucarak denize cok yakın geçtim


3  Maji Okulu / Yüksek Maji / Düşmanı Korkutma : 30 Ocak 2018, 23:29:25
https://www.youtube.com/watch?v=BG_lVWWq91Y

4  Maji Okulu / Doğu Majisi / Büyü Etkisinin Sonuçları : 15 Ocak 2018, 02:30:58
.
5  Parapsikoloji & Spiritüalizm / Rüyalarınız / Arkadaşlar bu sabah yaşadığım olay ile ilgili yardımcı olabilirmisiniz? : 15 Ocak 2018, 02:13:36
https://www.youtube.com/watch?v=PuTnbykblY0
6  Evrensel Enerjiler ve Farkındalık / Farkındalık / Ölümsüzlük Üzerine : 03 Ocak 2018, 09:02:18
Kes lan.

 Uyarı: Sakin olunuz!
                    - Enope
7  Evrensel Enerjiler ve Farkındalık / Farkındalık / Ölümsüzlük Üzerine : 03 Ocak 2018, 04:55:00
Alıntı
Evren kendi kendine varolmamıştır, illa o burkulmayı sağlayan bir güç vardır. O Güç'de böyle bir varoluşu yaptıktan sonra zayıflayıp güç emmesi lazım. O halde bizler, bize verilen hayat karşılığında bizi yaratan'a Enerji veriyoruz. Bunun başka bir Mantıklı açıklaması yoktur. Mantık biryerde durur, düşünceler konuşmaya başlar.


Biraz transteizm düşüncesine de benziyor. Evrenin kendi kendine varolmaması, illa bir tetikleyici/yaratıcıya ihtiyaç duyması, yaratıcının bu kadar ezik olması ve bizim enerjimize muhtaç olması, farazi şeyler. Başka bir varsayım da panteizm/panenteizm/akosmizm düşüncesi. Ama bu varsayım biraz daha kuvvetli, çünkü nerdeyse tüm öğretilerin ortak noktası olan bir varsayım. Sufizm, taoizm, budizm, şamanizm, paganizm, hepsi panteizm/panenteizm/akosmizm felsefelerinin dünya görüşünü içeriyor. Yaratıcı güç böyle enerjimize muhtaç bir varlık değil de, çok daha fazla kudretli olduğu yönünde övülüyor. Sufizm'de Allah. Taoizm'e Tao mesela. Çok fazla övülüyor, vahdet-i vücud savunuluyor yani o yaratıcıdan ayrı olmadığımız tüm evrenin bir olduğu, evrenin birliğin vücudu olduğu söyleniyor. Bu dünya görüşüne göre evren tanrıyla birdir. Wu-chi yani hiçlik, evreni vareden büyük patlamadan önce, tanrı ve evren bir kabuğun içindeydi. Koza gibi. Bu Wu yani hiçlik nedir, büyük patlamadan önce neler oldu, bunları bilmiyoruz. Ama bir şekilde büyük patlama oldu, buna göre 0'dan 1 doğar, 1'den 2 doğar, 2'den 4; 4'ten 8, 8'den 64 doğar. Ve evren genişler. Tanrı kendinden başka bir varlık yaratmış mıdır, ya da yaratmaya ihtiyacı var mıdır? Bilemem. Ama zaten yaratıldığını düşündüğümüz her şey tanrının ta kendisi olabilir. Denilene göre Tanrı kendisini tanımak, bilmek, keşfetmek için, kendi keşfine çıktı. Aynaya baktı. Tanrının aynaya bakmasıyla evren yaratıldı. Evren denilen şey aslında sadece Tanrı'nın aynadaki yansımasıydı. Yani Tanrı'nın ta kendisi. Biz Tanrı'nın aynadaki yansımalarıyız, e bu doğrultuda da Tanrı'nın ta kendisiyiz tabii. İslam kültüründe bir söz dolaşır. "Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi istedim. Bu yüzden kâinatı yarattım." Bu sözün sağlam bir kaynaktan olduğunu söylemiyorum, sadece, bu söz panenteist mantığı çok iyi açıklıyor, o yüzden bu sözü paylaştım. Aynı zamanda Sufizm'de nefsini, kendini bilen rabbini bilir denilir. Bu doğrultuda kendini bilen, tanıyan, keşfeden, kendi mikrokozmosunu keşfeden kişi makrokozmos olan Tanrı'yı biliyor(bilinmek isteyeni.) Kişi rabbini bildiği zaman aynı zamanda Tanrı kendini bilmiş oluyor. Kendini bilenin rabbini bildiği gibi, Tanrı da kendini bilenler ve rabbini yani Tanrı'yı keşfedenler, yani insan-ı kâmil, hiçlik makamına erişen ruhlar yoluyla kendinin bir parçasını daha tanıyor. Yani Ayna'nın bir noktasına daha bakmayı bitiriyor Tanrı. Bu ayna sonsuz mudur bilemem, sonsuz da olabilir. Evrenin ve Tanrı'nın serüvenini "sonsuzluğun keşfi" olarak tanımlayabiliriz bu doğrultuda. Tabii bu kendini bilme, rabbini bilme, ve Tanrı'nın aynaya bakıp kendini tanıması tamamen mecazi tanımlar, zahiri tanımlardır. Bunların içsel, batıni yönleri de mevcut olmalı ki bu bizim anlayışımızı aşar. Bu az önce bahsettiğim ayna mevzusu panteizm/panenteizm/akosmizm felsefeleridir. Ve sufizm, taoizm gibi öğretilerin zahirde nihai amacıdır. Batın olarak bunların nihai amacı, yaşamın nihai amacı nedir bunu bilemem, çünkü zaten nihai amaç nihai amacı bulmak. Ben henüz bunu bulmaya çok uzağım. Nihai amacı anlayabilmek için muhtemelen aşırı güçlü bir zihne sahip olmalıyız, konsantrasyonun en ileri seviyelerine, Samadhi'ye ve varsa daha da ilerisine erişmeliyiz. Bizdeki bu aşırı zayıf zihinlerle bırak batını ya da batıninin batınisini, zahiri olanları bile anlayamıyoruz. Öğretilerde batıniliğin seviyeleri vardır ve her batıninin daha batınisi vardır. Bunu şöyle tanımlayabiliriz. Bu arada Kuran'dan örnek vermemin sebebi sadece içinde felsefi, edebi güzel sözlerin geçmesi. Ve sufi ustaların da Kuran'dan çok alıntı yapmış olması. Yoksa, kutsal kitaplara herhangi bir inancım da, inançsızlığım da yok. Nötrüm. Kutsal kitaplar biraz karmaşık, bilinmez konular. Ama her öğretinin kutsal metinleri vardır ve çoğunun içinde zahiri ya da batıni doğru ya da yanlış hoş şeyler geçer, ben cımbızlayarak doğru olduğunu düşündüklerimi alıyorum.

"Yahut (o kafirlerin duygu düşünce ve davranışları) engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (Öyle bir deniz) ki onu dalga üstüne dalga kaplıyor. Üstünde de bulut. Birbiri üstüne karanlıklar, insan elini çıkarıp uzatsa neredeyse onu dahi göremez. Bir kimse Allah’ın nurundan almamışsa artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur."
Burda farklı versiyonları da mevcut: http://www.kuranmeali.org/24/nur_suresi/40.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

Bu Nur Suresi 40. ayet. Burdaki kafirlerden kasıt biziz, yani kalp gözü kapalı, zihinleri zayıf, hayvan seviyesinde homo saphiensler. Yunus Emre bu konuda şöyle der: "Aşksızlara verme öğüt öğüdünden alır değil, aşksız Adem hayvan olur hayvan öğüt bilir değil."
Bizim dünyevi düşüncelerimiz, tükenmişlik sendromlarımız, depresyonlarımız, öğrenilmiş çaresizliklerimiz, şans eseri pamuk ipliğine bağlı yaşayışlarımız, zihnimizde karanlıklar üstüne örtülmüş karanlıklar yok mu? Var. Öğretilerin amacı zihni ve kalbi, konsantrasyon ve meditasyon tarzı çalışmalarla, nefes çalışmalarıyla, enerji danslarıyla vesaire arındırmak ve karanlık örtüleri, perdeleri kaldırmaktır. İnsanın gözünde perde var denilmesinin sebebi de budur. Bizim hiçbir şeyi göremeyen gözlerimiz var. Aydınlıktan nasibi olmayan kimseler, öğreti çalışmayan, dünyevi işler için yaşayan kimselerdir. Zihni zayıf ve kalbi kirli olanlar. İşte biz daha zahiri bilgileri bile tam olarak kavrayamazken, batıni ve batınilerin batınileri, batıniliğin katmanları, sayısız batınilik seviyeleri, karanlıklar üstüne örtülmüş karanlıklardır. Birsürü farklı odadır. Bir odanın ışığını açtın mı, diğer odaya girdiğinde o odanın ışıkları kapalı olur. Sokrates'in "tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir" sözü tüm zihni zayıflar için geçerlidir bu durumda. Öğretilerde aydınlanmanın seviyeleri vardır. Bir kez aydınlanınca iş bitmiyor. Aydınlanmış varlıkların bile bilmedikleri, anlayamadıkları birsürü şey var, belki de tekamül hiç sona ermiyordur? Bilemem. Aydınlanmanın seviyeleri var ve bir aydınlanan bir daha, bir daha, tekrar tekrar aydınlanıyor. Aydınlanmanın farklı öğretilerdeki çeşitli seviyeleri şu konuda biraz geçiyor. http://www.golgelerkitabi.com/forum/index.php?topic=14609.msg74666#msg74666

Neyse Arif'in Manchester'a attığı golü arıyodum nereye geldim ben. İşte evrenin varoluşuna, Tanrı ve evrene dair öğretilerin genel görüşü bu şekilde. Birbirine doğru bakan iki ayna tuttuğunuzu düşünün. Aynanın içinde aynanın yansıması, onun içinde diğer aynanın yansıması ve onun yansımasının yansıması, sonsuz yansımalar, paradokslar. Bu paradoksu çözebilecek yegâne zihinler ustaların zihinleri. Maji "büyük bilim" anlamına gelir, bu bilimin çözmeye çalıştığı nihai şey de bu paradokslar zaten.

Benim bu panteist/panenteist/akosmist dünya görüşüne güvenmemin sebebi öğretileri epeyce okumuş olmam ve tüm öğretilerin ortak noktası olmaları.

Tanrı'nın hizmetkârları olmak. Bülent Kısa'nın "Gerçekler Kitabı Yorumu" kitabındaki hikâye gibi, ya da Gantz isimli anime/manga serisinde tanrıların yanında bir böcekten farkı olmayan insanların hikâyesi gibi. Oysa Sufizm, Taoizm, Paganizm, Şamanizm gibi tüm öğretiler insanı yüceltir. Böcekten farkımız olmadığını çokça düşünüyorum. Kimi zaman da eşref-i mahlûkatlığımız üzerine düşünüyorum. Böcek işi üzerine düşünmeye gerek yok, bize bir şey kazandırmaz. Ama ana-al haqq bize çok şey kazandırabilir. Burda ana-al haqq sözünün bir ironisi yapılmış, bu şarkıda, sözlerinde. Aynı Gantz evrenindeki ya da Gerçekler Kitabı'ndaki gibi, mevcut Tanrı'nın "antagonist" ve bizlerin ise protagonist olduğumuz üzerine bir hikâyedir.

https://www.youtube.com/watch?v=IyYdkyiYSoU

Bu da Hallac-ı Mansur gibi ana-al haqq'ı savunan Nesimi'nin "bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam" hikâyesidir.
https://www.youtube.com/watch?v=g9fG3TUy8f4

http://www.siir.gen.tr/siir/s/seyyid_nesimi/bende_sigar_iki_cihan.htm

"bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam
yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekana sığmazam

hem sedefim hem inciyim, sırat'tan da geçiciyim
bunca atlas kumaş ile ben bu dükkana sığmazam

gizli hazine benim işte, göz önünde olan da ben
maddenin cevheri benim, dağa, ummana sığmazam

can ile cihan benim, dünya ile zaman menem
ama ne dünyaya, ne zamana sığmazam

yıldızlara felek benim, vahiy ile melek benim
çek dilini dilsiz kesil, ben bu lisana sığmazam

zerre benim güneş benim; çar penc û şeş sırlar benim
her şey açık ve meydanda, ben bu meydana sığmazam

ateşteki ağaç benim, dönüp duran şu taş benim
bak şu ateş yalımına, ben bu yanana sığmazam

şeker benim, bal da benim. güneş benim ay da benim
herkese can bağışlarım, ama ben cana sığmazam

gerçi bugün nesimi'yim, haşimi'yim kureyşî'yim
bundan uludur ayetim; ayete şana sığmazam"

-Nesimi.

Burda ana-al haqq tezi,
Bülent Kısa ve Gantz'ın antitezi var.
Burdan sentezi çıkarmak bize kalmış.
Tez-Antitez-Sentez, diyalektik.
Ama sırf felsefe ile, hakikate ulaşılabileceğini sanmam.

Neyse, bu kadar yeterli, bu konu üzerine daha fazla konuşmamalıyız. En azından ben konuşmam. Gantz'ı önce izleyip, sonra okuyup, bununla beraber Gerçekler Kitabı ve yorumunu okuyup, daha sonra öğretileri inceleyip, zaten burda öne sürdüğümüz şeylerin devamını, detayını herkes kendi bulabilir. Gantz güzel bir çizgi dizi ve çizgi romandı. Yalnız çok şiddet içeriyor. Gantz'a göre, insan böcekten çok da farklı değildir. Ama epey güçlü bir böcektir. Hayatta kalabilme ve savaşma gücü mevcuttur. Bu konunun altındaki son mesajım buydu. Bu arada karadelikler üzerine konu açabilirsin tabiki.

Panteizm, panenteizm, akosmizm, transteizm ve disteizmi inceleyiniz.

Bu arada dikkat ettiyseniz her aynaya bakışımızda biz de kendimizin bir kopyasını yaratıyoruz, kopya bir dünya, yansımamız. 
8  Şehr-i Gölge / Tartışmalar / düşüncemi maddeyi yaratır? yoksa maddemi düşünceyi yaratır? : 02 Ocak 2018, 03:06:53
Çok derin bir soru ama pek de derin olmayan bir cevabı var. Tüm evreni ve içindeki her şeyi Uçan Spagetti Canavarı yarattı.
9  Gölgeler Kitabı / Tanışma / Herkeslere merhaba : 02 Ocak 2018, 01:19:46
Merhaba.
10  Gölgeler Kitabı / Tanışma / Herkese Merhaba : 02 Ocak 2018, 01:19:29
Merhaba.
Sayfa: [1] 2 3 ... 110
Kodlama & Editleme Tema Tasarımı by Aries | GolgelerKitabi.Com®
Orjinal Themes Ay Işığı by rallyproco | edit Themes by Aries



Sitemap | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Yasal uyarı
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Golgelerkitabı Adresimizde 5651 Sayılı Kanunun 8. Maddesine ve T.C.K nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Golgelerkitabi.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler hukuk@golgelerkitabi.com mail adresi ile iletişime geçildikten sonra en geç 1 (Bir) Gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size geri dönüş yapacaktır...